Bugün, oldukça önemli bir astrolojik açıyı, Satürn-Uranüs kare açısını deneyimlemeye başlayacağız. Hepimiz için, hayırlı, uğurlu, kademli olsun inşallah.

Öncelikle düşünüldüğü ya da anlaşıldığı kadar kötü bir dönem değil öncelikle bunu ifade edelim.

Bir yıkıntının altında hazine arama, define bulma zamanıdır belki… Duvar yıkıldı diye öfkelenebilirsiniz. ‘’Bu duvar benim işime yaramaz gayrı’’ diye çekip gidebilirsiniz.

Ya o yıkıntının altında bir hazine varsa?

En büyük defineler, harabelerde saklıdır derler. Arayalım…

Evet, mini bir kriz dönemi. Bugün başlıyoruz. Zemin kaygan, hava değişken…

Bu karenin zamanı, krizden fırsat çıkarma zamanıdır. Ve çıkacak fırsat oldukça büyük olabilir. Aslında gazetelere baktığımız zaman, Satürn-Uranüs karesini hayatında yaşayan insanlarımızın pes etmeyerek (SatürnOğlak-Zirve) çalışarak (Satürn) ve sürekli bilgi ve tecrübesini (Satürn) artırarak, çevresini genişletip (11. Ev Kova burcudur) iletişimini (Uranüs, Merkür’ün bir üst oktavıdır) sağlam tutarak krizi fırsata çevirdiğini görebiliriz. Buna en iyi örnek olarak size trafik kazası geçiren eşine bakan Merve Hanım’ın, eve geçmiş olsun ziyaretine gelenlerin getirdiği meyveleri kurutarak çok temiz ve sağlıklı bir ürün çeşidine dönüştürdüğünü, elleri ile yaptığı ürünleri satarak aile geçimine katkıda bulunduğu gibi, ihracat için de çalışma yaptığını anlatabilirim. Bu haberi de paylaştık. Doğası SatürnUranüs karesidir. Satürn (Baba-eş) ani bir trafik kazası (Uranüs) geçirmiştir.

Merve Hanım, hepimizin ‘’Evet bu gerçek bir krizdir’’ dediği zor bir durumu ailesi için fırsata çevirdi.

Eşinin de iyileşmeye başladığından eminim.

Peki, krizi nasıl fırsata çeviririz? Bu açıyı hayatımıza nasıl uyarlarız?

Hz. Mevlana’nın sözünü hatırlayalım…

‘İstediğin bir şey olmuşsa bir hayır, olmamışsa bin hayır ara’’

-Hayatınızda benimsediğiniz, sürekli uyguladığınız, rutin olarak yaptığınız ve sürekli aynı sonucu aldığınız işlerinizde, artık eski yöntemlerin başarılı olmadığını görebilirsiniz. Karenin birinci özelliği bu. Bu durum, sizin yeteneklerinizi kaybettiğinizi değil, artık yöntemlerinizi yenilemeniz, güncellemeniz gerektiğini gösterir. Yazarsanız, yazılarınızda farklı bir üslup kullanabilirsiniz. Tasarımcı iseniz, ne kadar çılgın görünürse görünsün (Uranüs) yeni (Uranüs) bir tasarım deneyebilirsiniz. Yeteneklerinize yeni bir elbise giydirebilirsiniz. Yeteneklerinizin modası geçmez, üstündeki elbisenin modası geçmiştir. Şimdi onlara dikkat çekici yeni kıyafetler giydirin, farklı aksesuarlar ekleyin.

-Hayatınızda ani, keskin dönüşler olabilir. Buna hazır mısınız? Yaşanmış örnekle fırsata çevirelim…

Örneğin işinizden olabilirsiniz. Ya da bir isteğiniz olmamış olabilir. Çok keskin ve şaşırtıcı bir örnek olduğundan anlatmak isterim. Dünyaca ünlü kişisel gelişim uzmanı Bob Proctor’un seminerlerine katılan genç bir hanım, seminer sonunda Bob Proctor’a yaklaşarak, ‘’Bay Proctor, ne diyorsanız uyguladım, kendime inanıyorum, güveniyorum, bir star olmak istiyorum, hedefim de belli’’ der. Bob Proctor sorar, ‘’Niçin bunu istiyorsunuz?’’ ‘’Ünlü ve zengin olmak için tabii ki’’ der genç kadın. Bu arada yanında getirdiği kurabiyelerden de ikram eder. Proctor, kurabiyeleri beğenir ve sorar: ‘’Nereden aldınız, ben de buradan almak isterim’’.. Genç kadın gülümseyerek ‘’Babaannemin tarifi portakallı kurabiye, beğendinize çok sevindim’’ der. Bob Proctor, ‘’Bu kurabiyelerle bir yıldız olabilirsin, bence kurabiyelerden devam et’’ der. Genç hanım biraz bozulur çünkü yıldız olmak istiyordur. Şimdi kurabiye yıldızı….Ve Bob Proctor’a teşekkür mesajı yollar. Ne kadar mutlu olduğunu, herşeyin istediği gibi olduğunu… Fikri değişmiş, hayatı değişmiştir. Yaşanmış örnektir. Bu genç kadın, ‘’Boşver film yıldızı olmayı, kurabiye yap’’ dendiğinde, kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığını sürdürseydi, farklı yolu seçmeseydi, ya da inatla yoluna devam etseydi ne olabilirdi? Depresyona sürüklenir, öfke nöbetleri geçirir, çevresinden kopar, yıllarını kaybederdi belki. Ama hayal kırıklığını hemen atıp ‘’Tamam, bir de bu yoldan gideyim’’ dedi ve yolun sonunda onu hem ruhen, hem de madden tatmin eden bir sonuca vardı. Denemeye değer.

Satürn-Uranüs karesi öfke getirebilir. Bu karenin etkileri devam ederken, haksızlığa uğramış hissedebilirsiniz, çok üstünüze gelindiğini hissedebilirsiniz. İnsanların sizi suçladığını, rahatsız ettiğini, baskıladığını, dışladığını hissedebilirsiniz. Karenin doğası bu. Güvenli bir alanda durmadığınızı, çok kaygan bir zeminde dans etmek zorunda olduğunuzu ve şartların sizin aleyhinize döndüğünü hissedebilirsiniz. Ve buna da tahammül etmek zor olabilir. Bu karenin krizidir.

Fırsata çevirelim.

Ne yapmış olabilirsiniz? Neden böyle bir tepki almış olabilirsiniz? Bu bir çağrı olabilir. Hayatınızdaki belirli noktalara yeniden göz atmanız gerekebilir. Demin de dediğim gibi, kıyafeti değiştirebilirsiniz, aksesuar ekleyebilirsiniz… Ya da daha hayattan olsun, bilirsiniz, yılan yılın belirli zamanlarında derisini değiştirir. ‘’Hayır, ben derimi değiştirmeyeceğim, çok zahmetli, canım da yanıyor, eski derimi de seviyorum’’ dediğini düşünelim. Öncelikle artık eski derisine sığmayacaktır. Rahat hareket edemeyecektir. Zorlu durumlardan kaçması ya da kendini savunması kolay olmayacaktır. Bu bakımdan belki kısa süreli bir deri değiştirme zahmeti, onu bir av olmaktan kurtaracaktır.

Satürn-Uranüs karesi de böyledir. Bu dönemde hayatınızda keskin dönüşler olabilir. Bazı sıkıntılı deneyimler olabilir. Yanlış anlamış, yanlış anlaşılmış, gereksiz üzüntülere kapılmış, hedeflerinizden vazgeçmiş, öfkelenmiş ve hayal kırıklığına uğramış hissedebilirsiniz.

Hiçbirşeyin istediğiniz gibi olmayacağını, yıkılanın yıkıldığı yerde kaldığını ve hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını, mahvolduğunu düşünebilirsiniz.

Yıkıntı bir duvarın altından hazine çıkabilir. Soğukkanlı olun. Biraz sabır, biraz soğukkanlılık. Ve mutlaka güncelleme, yenilenme…

Hz. Mevlana ile başladık, Şems-i Tebrizi ile bitirelim…

‘’Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak, hayat sana rağmen değil, seninle birlikte aksın. Düzenim bozulur, hayatım ALT-ÜST olur diye endişe etme… Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını’’

Sözümüz sağlığa…

satürn