18 MART 2020

18:00

Duygularım tarifsiz.

Neler söylemek yazmak isterim bir bilseniz.

Ama işte, zaman dar, duygu çok, kelime kifayetsiz, yetersiz, aciz…

Corona günlerinde tutmaya başladığım günlüğümün ikinci sayfası.

Ve bugün günlerden ÇANAKKALE.

Nazlı çiçeğimin, manolya kokulum gül yüzlüm ÇANAKKALE’MiN, ruhumu yakıp kavuran, aşkına aşık eden ve asi kalbime asaleti ile diz çöktüren ÇANAKKALE’MİN günüdür.

Bugün önemli ve özel bir gün. Bildiğiniz gibi, bugün 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi günü.

105 yıl önce bugün Türk Milleti olarak Çanakkale’nin geçilemeyeceğini söyledik.

İnanan olmadı.

25 Nisan’da anladılar.

O zamanlar, savaş strateji masalarında anlı şanlı generaller, Bakanlar, Lordlar kontlar kim varsa, şunu söylüyordu: ‘’Çanakkale’yi 5 dakikada geçer, 5 çayını İstanbul’da içeriz’’

Ama o çayı içemediler.

Çünkü Boğaz’da Başak burcu, askeri deha ve strateji uzmanı Mirliva Cevat, onları bekliyordu.

Cevat Çobanlı Paşa.

Okkalı ve de bol köpüklü kahvesini yudumlayarak İrresistible’ın, belki Bouvet’nin belki de Queen Elizabeth’in batışını izliyordu çünkü.

Onun şahsında bu zorlu ama şanlı mücadelede görev alan tüm dedelerimizin ruhları şad, mekanları cennet, makamları ali olsun.

Dün de, bugün de, yarın da…

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.

Kendime bir kahve yapayım.

Yarın görüşürüz. Allah’a emanet olunuz.